Bir gazeteci sordu:
— Türkiye’de gizli bir ekonomik çöküş var. Yetkililere bir mesajınız var mı?
Aç bir adam gülümsedi:
— Tam da doğru adama sordun! Ben okumuş değilim ama ekonomistim. Dinle bak sana bir hikâye anlatayım…
“Zamanın birinde aç bir adam pazarda dolaşırken canı armut çekmiş, iki tanesini koparıp yemiş. Halk yakalayıp “Hırsız!” diye saraya götürmüş.
Padişah sormuş:
— Oğlum niye hırsızlık yaptın?
Adam demiş ki:
— Açtım hünkârım, ama altın değerinde ekonomi bilgim var!
Adam cebinden armut çekirdeklerini çıkarmış:
— Bunları bahçeye dikin, dibinden altın çıkar.
Padişah, vezir, veznedar… herkes eli toprağa değmekten korkmuş. Çünkü kendi çıkarlarını korumak istiyor, kirli işleri ortaya çıkmasın istiyorlarmış. Sonunda aç adamı susturmak için keselerini açmışlar; çekirdekler toprağa gömülmeden kalmış…”
Öğreti:
Aristoteles’in dediği gibi:
“İnsanlar, kendi çıkarları söz konusu olunca genellikle kötü yargıçlardır.”
Ekonomi de, adalet de, işin doğrusu da öyle:
Herkes önce kendini düzeltmezse, altın çekirdekler toprağa düşmez; ekonomi aç kalır, adalet eksik kalır.
Ve işte burada, bize lazım olan şey: Temiz Eller!
Kendi ellerimizi kirletmeden çalışırsak, geri kalan her şey de düzelir…
Sağlıklı kalın…




