Hayatta her şey karşıtıyla anlam bulur:
Gündüz varsa gece vardır,
sessizlik varsa ses duyulur,
ve evet…
beyaz varsa siyah vardır.
Ama ne garip tecellidir ki:
Siyah, beyazın zıttı olduğu hâlde,
en çok ona yakışır.
Zıtlık mı, tamamlayıcılık mı?
Bu dünyada hiçbir güzellik tek başına tamam değildir.
Güzellik, kontrastla ortaya çıkar.
Aydınlığı fark etmenin yolu karanlıktan geçer.
“Beyazı beyaz yapan siyahın gölgesidir.”
“Hayatı anlamlı kılan zıtlıkların dansıdır.”
Bu tıpkı,
acı çekmiş bir insanın merhametli olması,
yoksulluğu görmüş birinin paylaşmayı bilmesi gibidir.
Siyahın beyazla uyumu, dostluğun, aşkın ve insanlığın özüdür
Sadece kendine benzeyeni seven,
kendi gibi düşüneni anlayan,
kendi gibi yaşayanı kabul eden
yarım bir insandır.
Gerçek sevgi, kendin gibi olmayanı da kucaklayabilmektir.
Siyah beyaza küsmez.
Çünkü bilir ki,
yan yana durduklarında daha güzel görünürler.
Son Söz:
Hayat bazen bizi zıtlarla sınar.
Ama unutmamalıyız ki:
Zıtlıklar düşmanlık değil, tamamlayıcılık olabilir.
Tıpkı siyah ve beyaz gibi…
Birbirinin karşıtı gibi görünürken,
birbirine en çok yakışan iki dost gibi.
Sağlıklı kalın…




