Havalı insanlar boş olur…
Bunu ben demiyorum, hayat söylüyor.
Tıpkı bir balon gibi:
Şişirilirken dikkat çeker,
Renkleriyle göz boyar,
Eline alan eğlenir de bir süre sonra salıverir.
Ama ne zaman havası iner,
İşte o zaman yere düşer.
Üzerine basarlar, unutur giderler.
İçi boş olanı gözde tutmak kolaydır,
Çünkü gösteriş, gözleri kandırır.
Ama içi dolu olanı taşımak zordur.
Çünkü ağırlığı vardır;
Kimi zaman bilgiyle, kimi zaman onurla, kimi zaman da tecrübeyle doludur.
Boş insanın “alıcısı” çok olur,
Popülerdir, vitrinliktir,
Ama içi boş porsümüş bir balon gibi
Kısa sürede kenara atılır.
İçi dolu adam ise konuşmaz, konuşturur.
Göstermez, gösterilir.
İstemez, hak eder.
Hayatın çarşısında balon gibi havalı insanlar hep satılır,
Ama gerçek kıymet,
Ağırlığını taşıyabilenlerde gizlidir.
Dipnot:
“Havanla değil, adamlığınla doldur kalbini.”
Balonlar uçar ama iz bırakmaz.
Ayakları yere basanlar yürür ve yol açar.
Sağlıklı kalın…




