Kartal’da son günlerde yaşanan tablo, vatandaşı değil, adeta şov dünyasını besliyor. İşçisine, memuruna maaş ödeyemeyen, kasası maaş günlerinde boşalan belediye, sıra festivale gelince kesenin ağzını sonuna kadar açıyor.
“4. Uluslararası Halk Oyunları Festivali görkemli finalle taçlandı” diye süslenen haberler dolaşıyor ortada. Meydanlar süslenmiş, kortej yürüyüşleri yapılmış, barış halayları çekilmiş. Güzel… Ama asıl soruyu kimse sormuyor:
Bu festivalin masrafları hangi bütçeden ödendi?
Yabancı misafirlerin yol, konaklama ve ağırlama giderleri hangi kalemin altına gizlendi?
Kartal’da emekçiler maaş günlerinde bankamatik önünde kara kara düşünürken, festival şovlarının kaynağı halkın cebinden çıkmadı mı? Belediye Başkanı Yüksel, “Kartal sanatın merkezi olacak” diyor. Çok güzel. Ama Kartal önce işçinin, memurun, esnafın huzur merkezi olmak zorunda. Karnı aç olanın, hakkı yenenin festival seyredecek hali mi kalır?
Utanmadan, sıkılmadan “görkemli festival” manşetleri atan gazetecilere de bir çift sözümüz var: Siz önce maaşını alamayan belediye emekçisinin halini görün, sonra gidin “görkem”in faturasını sorun.
Çünkü gerçek barış; sahnede söylenen türküyle değil, çalışanın alın terinin karşılığını gününde ödediğinizde gelir. Festivalde ışıklar parlak olabilir, ama Kartal’ın sokakları karanlık.
Görkemli olan; emekçinin cebinde para olduğunda, halkın yüzünde tebessüm olduğunda olur…
Sağlıklı kalın…




