Kartal’ın sabahında, çöpün başında sadece kâğıt toplayıcısı yok.
Orada;
başkan poz veriyor,
belediye ekibi “halkın içinde” süsü veriyor,
çakma gazeteci not alıyor (kopyala–yapıştır için),
ve arkada dev reklam panosu:
“Temiz Kartal, Temiz Gelecek…”
Ama gerçek ne?
Konteynır kırık, sokak kokuyor,
hizmet yalan, fotoğraf canlı!
Eskiden çöp demek geçim derdi demekti.
Şimdi çöp;
ihale konusu,
görüntü malzemesi,
sosyal medya içeriği oldu.
Kimisi çöpü toplar,
Kimisi çöple reklam yapar,
Kimisi çöpten siyaset yürütür.
Belediyenin kasasında para yokmuş.
Ama eğlenceye var.
Sahneye var.
Ses sistemine var.
Yüksek faturaları halka ödet,
sonra da “festival yapıyoruz” diye mangalda kül bırakma.
Halk sabah çöpün kokusuyla uyanıyor,
ama sen çöpün yanından geçip algı manşeti veriyorsun.
Peki çöp kokusu halkın burnunda patlarken,
senin burnun neden afiş kokuyor?
Çöpten Çöplenenler kim mi?
– Sabah 5’te çuvalıyla sokakta dolaşan değil,
– Sabah 9’da başkanın arkasına takılıp poz verenlerdir.
– Halkın vergisini çöp gibi harcayanlar,
– Çöpün başında halkı değil, kamerayı düşünenlerdir.
– Yazı yazmayan ama bülten paylaşan,
– Manşet atmayan ama methiye döşeyen çakma basındır!
Bu yüzden diyoruz ki:
“Yüksek faturayı ibraz edemezler ama dolaylı yoldan üflerler, halk hamile kalır.”
Çöp biriktikçe kokar,
ama çöplenenlerin yüzü asla kızarmaz.
Son Söz:
Çöpten geçimini sağlayan halktır,
Çöpten çıkar sağlayan ise sistemin ta kendisidir.
O yüzden biz bu yazıya “taşlama” deriz.
Ama onlar bunu okuyunca “sataşma” sanırlar.
Songün sustukça kokar…
Yazdıkça temizler!
İşte şimdi tam oldu.
Yazının nefesi Kartal’dan çıktı, Anadolu Yakası’nın ciğerine yayıldı.
Maltepe, Kadıköy, Pendik...
CHP’si, AKP’si, MHP’si fark etmiyor…
Hepsinin kokusu aynı çöp tenekesinden geliyor!
2. Bölüm: Anadolu Yakası’nda Kirli İttifak
Kartal’da konteynır kırıkmış,
Maltepe’de sokaklar kokuyormuş,
Kadıköy’de temizlik varmış ama ihale başka ellere gidiyormuş,
Pendik'te çöp torbaları gece yarısı parti rengini biliyormuş...
Ne fark eder?
Yazılan ihalelerin kime gittiği belli değilse,
temizliğin afişini yapan da, ihalesini kapan da,
aynı kirin farklı temsilcisi değil midir?
Siyasi renk fark etmez:
CHP’li Maltepe’de ihale olur,
AKP’li Pendik’te olur,
MHP’li bir beldede olur…
Ama sonuç hep aynı:
Kazanan halk değil, kazanan hep aynı “yakın” çevre.
Kimse bize “biz AK değiliz, pakız” masalı anlatmasın!
Renkleri değiştirin, sistem aynı:
– Aynı ihaleci,
– Aynı taşeron,
– Aynı çöp,
– Aynı halk…
Ama bir farkla:
Artık biz susmuyoruz.
Yalnız Kartal değil, Anadolu Yakası'nın tamamı Songün’ün radarında.
Sorum şu:
O ihaleler neden hep aynı firmalara gidiyor?
Kurum sitelerine neden 6 aydır güncelleme yapılmıyor?
Neden temizlik hizmeti en pahalı kalem oluyor?
Neden başkanlar sokağa çıkınca 3 gazeteci otomatik peşine takılıyor?
Bu sadece Kartal’ın, Maltepe’nin, Pendik’in, Kadıköy’ün meselesi değil.
Bu sistemin suça ortak ettiği tüm belediyelerin sorunudur.
“Yüksek faturayı ibraz edemezler ama dolaylı yoldan üflerler, halk hamile kalır…”
Sağlıklı kalın…




