Hayatta hiçbir şeyi, hiç kimseyi küçümsememek lazım. Çünkü küçümsenen şey, bir gün hiç ummadığımız anda bize en büyük dersi verebilir.
Nokta küçüktür ama cümleyi bitirir.
Bir insan da bazen sessizdir, gösterişsizdir ama bir söz söyler, bir duruş sergiler ve koca bir hayatı değiştirebilir.
Meslek hayatımda bunu çok gördüm. Büyük laflar edenlerin, süslü kelimelerle doldurdukları sayfaların içi çoğu zaman boştur. Ama küçük bir ayrıntı, tek bir belge, sessiz bir insanın söylediği tek bir doğru söz; bütün o boş gürültüleri susturur.
İşte o anda noktanın gücünü görürsün.
Nokta küçücük bir işarettir. Ama nokta olmazsa cümle dağılır, anlam kayar. Aynı şekilde; küçümsenen insanlar da hayatta olmazsa denge bozulur. Toplumda en sıradan görünen birinin sözü, bazen en yukarıdakilerin kararlarını gölgede bırakabilir. Bu yüzden “küçük” gördüğünü hor gören, en büyük yanılgıyı yapar.
Bir de işin meslektaş tarafı var. Kalem tutan herkes aynı değildir. Kimi kalemiyle hakka hizmet eder, kimi ise menfaate.
Kimi bir virgülün bile hesabını yapar, kimi ise koca başlıklarla gerçeği eğip büker. O yüzden meslekte ihaneti de gördüm, dostluğu da. İhanet hep büyük harflerle yazılır, ama vicdan küçücük bir noktanın arkasında gizlidir.
O yüzden tekrar ediyorum: Noktayı küçümseyen, cümlenin bittiğini göremez. Hayatta da böyledir. Küçük gördüğün, önemsiz sandığın kişi ya da olay, sana bir gün öyle bir ders verir ki; bütün hayatının noktası olur…
Sağlıklı kalın…




