İnsan gençken geleceği kurmak için çalışır.
Sabahın erken saatlerinde kalkar, yollara düşer, patronun derdini çeker, işin yükünü taşır.
Yıllar geçer… Saçlara ak düşer, dizler yorulur, insan “artık biraz dinlenirim” diye düşünür.Sonra emeklilik gelir…Ama insan bir de bakar ki; çalışırken bitmeyen hayat mücadelesi, bu defa başka bir şekle bürünmüş.Eskiden “maaşımı nasıl artırırım?” derken, şimdi “bu ayı nasıl çıkarırım?” hesabı başlar.Emekli yıllarca ülkeye hizmet etmiş, vergisini vermiş, üretmiş, alın teri dökmüş insandır.
Onun istediği lüks bir hayat değildir.Bir kahvesini içerken hesabı düşünmemek…
Sevdikleriyle rahatça oturabilmek…
Sağlığı için gerekeni yapabilmek…
Arada bir gezebilmek…Yani insan gibi yaşayabilmek…Ama bugün birçok emekli, yıllarını verdiği hayatın içinde kendine küçük bir yer açmaya çalışıyor.Gençken zaman vardı, para yoktu.
Yaşlanınca ise biraz zaman var ama bu defa imkânlar daralıyor.Oysa insanın ömrü sadece çalışmaktan ibaret olmamalı.Bir insan yıllarca topluma katkı vermişse, yaşlılığında da huzur içinde yaşama hakkına sahip olmalıdır.Çünkü emeklilik, hayatın bitiş noktası değil; insanın kendine ayıracağı en değerli dönem olmalıdır.Ama bazen görüyoruz ki emekli, hayattan keyif alan değil; hayatın hesabını yapan kişi oluyor.Ne diyelim?Hayat hoş…
İnsanlar boş…
Emekli ise bir hoş!Ama unutmayalım; bugün çalışan herkesin yarını emekliliktir.Bugünün emeklisine gösterdiğimiz değer, aslında kendi geleceğimize verdiğimiz değerdir.Sağlıkla kalın,,,
Sabahın erken saatlerinde kalkar, yollara düşer, patronun derdini çeker, işin yükünü taşır.
Yıllar geçer… Saçlara ak düşer, dizler yorulur, insan “artık biraz dinlenirim” diye düşünür.Sonra emeklilik gelir…Ama insan bir de bakar ki; çalışırken bitmeyen hayat mücadelesi, bu defa başka bir şekle bürünmüş.Eskiden “maaşımı nasıl artırırım?” derken, şimdi “bu ayı nasıl çıkarırım?” hesabı başlar.Emekli yıllarca ülkeye hizmet etmiş, vergisini vermiş, üretmiş, alın teri dökmüş insandır.
Onun istediği lüks bir hayat değildir.Bir kahvesini içerken hesabı düşünmemek…
Sevdikleriyle rahatça oturabilmek…
Sağlığı için gerekeni yapabilmek…
Arada bir gezebilmek…Yani insan gibi yaşayabilmek…Ama bugün birçok emekli, yıllarını verdiği hayatın içinde kendine küçük bir yer açmaya çalışıyor.Gençken zaman vardı, para yoktu.
Yaşlanınca ise biraz zaman var ama bu defa imkânlar daralıyor.Oysa insanın ömrü sadece çalışmaktan ibaret olmamalı.Bir insan yıllarca topluma katkı vermişse, yaşlılığında da huzur içinde yaşama hakkına sahip olmalıdır.Çünkü emeklilik, hayatın bitiş noktası değil; insanın kendine ayıracağı en değerli dönem olmalıdır.Ama bazen görüyoruz ki emekli, hayattan keyif alan değil; hayatın hesabını yapan kişi oluyor.Ne diyelim?Hayat hoş…
İnsanlar boş…
Emekli ise bir hoş!Ama unutmayalım; bugün çalışan herkesin yarını emekliliktir.Bugünün emeklisine gösterdiğimiz değer, aslında kendi geleceğimize verdiğimiz değerdir.Sağlıkla kalın,,,







