Eskiler bayram derken sadece tatlıyı, şekeri anlamazdı…
Onlar bayramı şükür ile başlatırdı.Osmanlı döneminde “şükür” ile “şeker” kelimelerinin aynı şekilde yazılması boşuna değildir. Çünkü bayramın özü zaten şükürdür. Zamanla dil “şeker” diye okumuş, ama gönüller hep “şükür” demeye devam etmiştir.Bugün biz bayrama “Şeker Bayramı” diyoruz…
Ama asıl mesele şu:
Ağzımız mı tatlı, yoksa kalbimiz mi?Eskiden bayram sabahı hurmayla açılırdı oruçlar…
Bir lokma ile “Allah’a şükür” denirdi.
Şeker ise sonra gelirdi…
Yani önce şükür, sonra şeker…Çocuklar bayram harçlıklarını alır, soluğu şekercilerde alırdı. Ama o şekerin tadı, cebindeki paradan değil; büyüklerin duasından gelirdi.
Bir mendilin içine konan üç beş kuruş, bugünün en büyük servetlerinden daha kıymetliydi.Şimdi…
Kapılar daha az çalınıyor,
Eller daha az öpülüyor,
Ama mesajlar çoğalıyor.Oysa bayram, bir “bildirim” değil…
Bir hatırlayıştır.Küskünlerin barıştığı,
Yoksulun gözetildiği,
Büyüğün hatırlandığı,
Küçüğün sevindirildiği gündür bayram.Şeker ağızda erir…
Ama şükür kalpte kalır.İşte bu yüzden sevgili okurlarım;
Bu bayramda sadece tatlı yemeyelim…
Bir gönül alalım.
Bir kapı çalalım.
Bir yalnızın elini tutalım.Çünkü bayram dediğin…
Şekerle değil, şükürle bayram olur.Hayırlı Bayramlar…Sağlıklı kalın…
Onlar bayramı şükür ile başlatırdı.Osmanlı döneminde “şükür” ile “şeker” kelimelerinin aynı şekilde yazılması boşuna değildir. Çünkü bayramın özü zaten şükürdür. Zamanla dil “şeker” diye okumuş, ama gönüller hep “şükür” demeye devam etmiştir.Bugün biz bayrama “Şeker Bayramı” diyoruz…
Ama asıl mesele şu:
Ağzımız mı tatlı, yoksa kalbimiz mi?Eskiden bayram sabahı hurmayla açılırdı oruçlar…
Bir lokma ile “Allah’a şükür” denirdi.
Şeker ise sonra gelirdi…
Yani önce şükür, sonra şeker…Çocuklar bayram harçlıklarını alır, soluğu şekercilerde alırdı. Ama o şekerin tadı, cebindeki paradan değil; büyüklerin duasından gelirdi.
Bir mendilin içine konan üç beş kuruş, bugünün en büyük servetlerinden daha kıymetliydi.Şimdi…
Kapılar daha az çalınıyor,
Eller daha az öpülüyor,
Ama mesajlar çoğalıyor.Oysa bayram, bir “bildirim” değil…
Bir hatırlayıştır.Küskünlerin barıştığı,
Yoksulun gözetildiği,
Büyüğün hatırlandığı,
Küçüğün sevindirildiği gündür bayram.Şeker ağızda erir…
Ama şükür kalpte kalır.İşte bu yüzden sevgili okurlarım;
Bu bayramda sadece tatlı yemeyelim…
Bir gönül alalım.
Bir kapı çalalım.
Bir yalnızın elini tutalım.Çünkü bayram dediğin…
Şekerle değil, şükürle bayram olur.Hayırlı Bayramlar…Sağlıklı kalın…









