Bugün 14 Şubat…Çiçekçiler önünde kuyruklar,
restoranlarda mum ışığı rezervasyonları,
telefon ekranlarında kalpler uçuşuyor.Sanki dünya bir günlüğüne aşka teslim olmuş gibi.İnsanın aklına takılıyor:
Biz şimdiye kadar sevgisiz mi yaşıyorduk?Evrenin mayası sevgi değil mi?
Toprağın yeşermesi, insanın nefes alması, annenin evladına sarılması…
Bunların hepsi sevgiyle yoğrulmuş değil mi?Peki bu 14 Şubat nereden çıktı?Rivayete göre, Roma döneminde yaşamış olan Aziz Valentine, evlenmeleri yasaklanan gençleri gizlice nikâhladığı için idam edilmiş. O gün bugündür 14 Şubat onun adıyla anılıyor:
Valentine's Day.Hikâye romantik…
Ama işin bugünkü kısmı biraz daha ticari.Çikolatalar kalp şeklinde,
ayıcıklar kırmızı kurdeleli,
çiçek fiyatları bir gecede bahar görmüş gibi.Sevgi paketlenmiş, vitrine konmuş.Oysa sevgi;
etiketle satılmaz.
Fiyat listesi yoktur.
KDV’si yoktur.Sevgi;
bir babanın susarak fedakârlık yapmasıdır,
bir annenin sabaha kadar uykusuz kalmasıdır,
iki dostun yıllar sonra kaldığı yerden konuşabilmesidir,
aynı yastığa kırk yıl baş koyabilmektir.Sevgi bir güne sığmaz.
Takvim yaprağına hapsedilemez.14 Şubat kötü müdür?
Hayır.
Belki hatırlatır…
Belki “unutma” der.Ama sevgi sadece bugün yaşanıyorsa,
orada bir eksik var demektir.Çünkü sevgi, gösteriş değil;
alışkanlıktır.
Emektir.
Sabırdır.
Sadakattir.Ve asıl mesele şudur:
Sevgi 14 Şubat’ta değil,
15 Şubat’ta da devam ediyorsa gerçektir.SON SÖZ:
“Sevgi; takvim yaprağına sıkışacak kadar küçük değildir.Ya her gün vardır… ya da hiç yoktur.”Sağlıklı kalın…
restoranlarda mum ışığı rezervasyonları,
telefon ekranlarında kalpler uçuşuyor.Sanki dünya bir günlüğüne aşka teslim olmuş gibi.İnsanın aklına takılıyor:
Biz şimdiye kadar sevgisiz mi yaşıyorduk?Evrenin mayası sevgi değil mi?
Toprağın yeşermesi, insanın nefes alması, annenin evladına sarılması…
Bunların hepsi sevgiyle yoğrulmuş değil mi?Peki bu 14 Şubat nereden çıktı?Rivayete göre, Roma döneminde yaşamış olan Aziz Valentine, evlenmeleri yasaklanan gençleri gizlice nikâhladığı için idam edilmiş. O gün bugündür 14 Şubat onun adıyla anılıyor:
Valentine's Day.Hikâye romantik…
Ama işin bugünkü kısmı biraz daha ticari.Çikolatalar kalp şeklinde,
ayıcıklar kırmızı kurdeleli,
çiçek fiyatları bir gecede bahar görmüş gibi.Sevgi paketlenmiş, vitrine konmuş.Oysa sevgi;
etiketle satılmaz.
Fiyat listesi yoktur.
KDV’si yoktur.Sevgi;
bir babanın susarak fedakârlık yapmasıdır,
bir annenin sabaha kadar uykusuz kalmasıdır,
iki dostun yıllar sonra kaldığı yerden konuşabilmesidir,
aynı yastığa kırk yıl baş koyabilmektir.Sevgi bir güne sığmaz.
Takvim yaprağına hapsedilemez.14 Şubat kötü müdür?
Hayır.
Belki hatırlatır…
Belki “unutma” der.Ama sevgi sadece bugün yaşanıyorsa,
orada bir eksik var demektir.Çünkü sevgi, gösteriş değil;
alışkanlıktır.
Emektir.
Sabırdır.
Sadakattir.Ve asıl mesele şudur:
Sevgi 14 Şubat’ta değil,
15 Şubat’ta da devam ediyorsa gerçektir.SON SÖZ:
“Sevgi; takvim yaprağına sıkışacak kadar küçük değildir.Ya her gün vardır… ya da hiç yoktur.”Sağlıklı kalın…








