Varol Ürkmez, Beşiktaş Futbol Takımı’nın – bir dönem! – en ünlü file bekçilerinden biriydi. Ülkenin en popüler isimleri arasındaydı. O yıllarda bir sıralama yapılsa, rahatlıkla ilk 10’a girerdi. Bugünün diliyle söylersek; 1960’lı yılların ikonuydu.Yakışıklı sayılırdı. Cüzdanı banknot doluydu. Para harcamaktan korkmazdı. Oturduğu masanın hesabını hep kendisi öderdi. Türkiye’ye ilk giren lüks Chevrolet Impala otomobillerden birinin sahibiydi. Şöhrete kavuşmak isteyen pek çok hanımın peşinden koştuğu, olaylı bir figürdü.Ama bu parlak hayat, Arifiye’de tren raylarından kömür toplayan bir çocuğun hikâyesiydi.Rayların Arasında Başlayan HayatVarol Ürkmez, 1936 – bazı kaynaklara göre 1937 – yılında doğdu. Nüfus kâğıdında doğum yeri Adapazarı Arifiye yazıyordu. Babası Hüseyin Ürkmez, tren istasyonunda yol çavuşuydu. Aile üç çocukluydu; Varol en küçüğüydü. Babanın maaşı yetmezdi.Parayla ilk kez 5 yaşında tanıştı. Tren raylarından topladığı irili ufaklı kömür parçalarını satarak harçlığını çıkardı. Çoğu zaman da annesi Nesibe Hanım’a verirdi. Topu yoktu; atık bez parçalarından yaptığı bir bez topun peşinde koşardı.Annesi yıllar sonra gülerek anlatırdı:
“Ele avuca sığmazdı…”Evde doğumunu yaptıran ebe bile geleceğini sezmişti:
“Bu çocuk şimdiden ele avuca sığmıyor; büyüyünce kim bilir ne olacak?”Çapkınlık, Futbol ve Erken EvlilikVarol Ürkmez, daha çocuk yaşta uçarıydı. Kendi anlatımıyla:
“10 yaşımda çapkınlığa, 14’ümde futbola başladım. 18’imde evlendim, bir yıl sonra baba oldum. Ama ayran gönüllüydüm…”Arifiye’deki yoksul ama mutlu günler uzun sürmedi. 10 yaşındayken babasını kaybetti. Dayısı aileye sahip çıktı ve Varol’u İstanbul’a, Üsküdar’a getirdi. Fıstıkağacı Ortaokulu’nda okurken futbolu sürdürdü.1950’de Selimiye Spor Kulübü’nde futbola başladı, ardından Sultantepe Amatör Takımı’nda oynadı.Beşiktaş Kapısı ve Bayılma Anı1952’de henüz 15 yaşındaydı. Kulübünün yöneticilerinden biri, Varol’u Beşiktaş’ın Umumi Kaptanı Sadri Usuoğlu’na (Arap Sabri) önerdi. Seçmelere yaşıtlarıyla birlikte çıktı. Deneme maçında tam 6 gol yedi.Her şey bitti sanıyordu.
Ama Sadri Usuoğlu kararını verdi:
“Diğerleri gitsin, Varol kalsın.”“Okuluna devam etmen şartıyla Beşiktaş’a alındın,” dedi.Varol Ürkmez, aşırı heyecandan oracıkta bayıldı.Okul sözünü tutmadı. Okula gidiyorum diyerek Beşiktaş idmanlarına koştu. Alt yapıda çalıştı, ağabeylerini izledi. Hedefi belliydi: Ünlü futbolcu olacak, fakirlikten kurtulacaktı.Beşiktaş’ta Şöhret Yılları17 yaşında Beşiktaş altyapısına girdi. 19 yaşında A takımın birinci kalecisi oldu. 1957’de formayı kalıcı olarak aldı. Altı sezon boyunca Beşiktaş kalesini korudu.Kaleye geçtiğinde başka bir Varol olurdu.
Adeta sahnede oynar, şov yapardı. Plonjonlarıyla tribünleri ayağa kaldırırdı. Portakal atılırdı; üşenmez, soyup yerdi.Foto muhabirlerine döner sorardı:
“Çektiniz mi?”Çekilmediyse…
Bir plonjon daha.Gol yediğinde ağlardı. Bir maçta kafasını kale direğine çarptı, kafatasında çatlak oluştu. Doktorlar dinlenmesini istedi. 10 gün sonra yine sahadaydı.Madrid Panteri13 Ekim 1958…
Madrid, Santiago Bernabéu Stadı.
Rakip Real Madrid; Puskas, Di Stefano, Gento sahada.Sonuç: 1–1O gece Türk spor basını yeni bir isim yazdı:
Madrid Panteri Varol ÜrkmezReal Madrid transfer teklif etti. Anlaşma aşamasına gelindi. Ama ailevi sorunlar nedeniyle Avrupa hayali gerçekleşmedi.Gece Hayatı, Şöhret ve SavurganlıkKazandı. Ama biriktirmedi.
“Sabah kazandığımı gece pavyonda yerdim,” dedi.Gece hayatı futbolunun önüne geçti. Gazetelerde aşk, kaçamak, eğlence haberleri eksik olmadı. Şike iddiaları ortaya atıldı. Para karşılığı gol yediğini hep reddetti. Kendi deyimiyle sadece “hatır şikesi” yapmıştı.Altay, Galatasaray ve Düşüş1960’ta Beşiktaş’tan ayrıldı. İzmir’de Altay’a transfer oldu. Yüklü bir para aldı. 10 yıl Altay forması giydi. Ardından Galatasaray, Gençlerbirliği, Manisaspor…Milli formayı 27 kez giydi.Ama hayat hızla tüketiliyordu.NEREDEN NEREYE – SON DURAK: TEKELBir zamanlar Bernabéu’da alkışlanan Varol Ürkmez, yıllar sonra sosyal güvencesi bile olmayan bir eski yıldızdı.Atalarımız boşuna dememişti:
“Hayatta bir baltaya sap olamadın mı?”Tekel Ambalaj Fabrikası Müdürü ve Tekelspor Kulübü Başkanı Rıdvan Metal, cezaevinden yeni çıkan Varol Ürkmez’e sahip çıktı.
O dönemde İstanbul Tekelspor; futbol, güreş, boks, voleybol, hentbol, karate ve cimnastik olmak üzere 7 branşta İstanbul sporuna yön veren güçlü bir kulüptü.Varol Ürkmez, 1979–1983 yılları arasında İstanbul Tekelspor forması giydi.
Zor da olsa sahaya çıktı.
Ve ancak bu sayede SSK’dan emeklilik hakkını kazanabildi.Son YıllarÜç kez cezaevine girdi. Nafaka borçları, kavgalar, icralar…
Kitap yazdı: Bir Kalecinin Yaşam Öyküsü.
Kanserle mücadele etti.
Emekli maaşıyla ve kitabının geliriyle ayakta kalmaya çalıştı.Bugünün Futbolcularına Bir DersVarol Ürkmez’in hikâyesi, şöhretin nasıl kazanıldığını değil, nasıl elde tutulamadığını anlatır.
Yetenek zirveye taşır;
ama orada kalmak için akıl, disiplin ve ölçü gerekir.Bugünün milyonluk futbolcuları, onun kurtarışlarını değil, kaybettiklerini izlemeli.Çünkü gerçek ders,
alkış bittiğinde başlar.Sağlıklı kalın…
“Ele avuca sığmazdı…”Evde doğumunu yaptıran ebe bile geleceğini sezmişti:
“Bu çocuk şimdiden ele avuca sığmıyor; büyüyünce kim bilir ne olacak?”Çapkınlık, Futbol ve Erken EvlilikVarol Ürkmez, daha çocuk yaşta uçarıydı. Kendi anlatımıyla:
“10 yaşımda çapkınlığa, 14’ümde futbola başladım. 18’imde evlendim, bir yıl sonra baba oldum. Ama ayran gönüllüydüm…”Arifiye’deki yoksul ama mutlu günler uzun sürmedi. 10 yaşındayken babasını kaybetti. Dayısı aileye sahip çıktı ve Varol’u İstanbul’a, Üsküdar’a getirdi. Fıstıkağacı Ortaokulu’nda okurken futbolu sürdürdü.1950’de Selimiye Spor Kulübü’nde futbola başladı, ardından Sultantepe Amatör Takımı’nda oynadı.Beşiktaş Kapısı ve Bayılma Anı1952’de henüz 15 yaşındaydı. Kulübünün yöneticilerinden biri, Varol’u Beşiktaş’ın Umumi Kaptanı Sadri Usuoğlu’na (Arap Sabri) önerdi. Seçmelere yaşıtlarıyla birlikte çıktı. Deneme maçında tam 6 gol yedi.Her şey bitti sanıyordu.
Ama Sadri Usuoğlu kararını verdi:
“Diğerleri gitsin, Varol kalsın.”“Okuluna devam etmen şartıyla Beşiktaş’a alındın,” dedi.Varol Ürkmez, aşırı heyecandan oracıkta bayıldı.Okul sözünü tutmadı. Okula gidiyorum diyerek Beşiktaş idmanlarına koştu. Alt yapıda çalıştı, ağabeylerini izledi. Hedefi belliydi: Ünlü futbolcu olacak, fakirlikten kurtulacaktı.Beşiktaş’ta Şöhret Yılları17 yaşında Beşiktaş altyapısına girdi. 19 yaşında A takımın birinci kalecisi oldu. 1957’de formayı kalıcı olarak aldı. Altı sezon boyunca Beşiktaş kalesini korudu.Kaleye geçtiğinde başka bir Varol olurdu.
Adeta sahnede oynar, şov yapardı. Plonjonlarıyla tribünleri ayağa kaldırırdı. Portakal atılırdı; üşenmez, soyup yerdi.Foto muhabirlerine döner sorardı:
“Çektiniz mi?”Çekilmediyse…
Bir plonjon daha.Gol yediğinde ağlardı. Bir maçta kafasını kale direğine çarptı, kafatasında çatlak oluştu. Doktorlar dinlenmesini istedi. 10 gün sonra yine sahadaydı.Madrid Panteri13 Ekim 1958…
Madrid, Santiago Bernabéu Stadı.
Rakip Real Madrid; Puskas, Di Stefano, Gento sahada.Sonuç: 1–1O gece Türk spor basını yeni bir isim yazdı:
Madrid Panteri Varol ÜrkmezReal Madrid transfer teklif etti. Anlaşma aşamasına gelindi. Ama ailevi sorunlar nedeniyle Avrupa hayali gerçekleşmedi.Gece Hayatı, Şöhret ve SavurganlıkKazandı. Ama biriktirmedi.
“Sabah kazandığımı gece pavyonda yerdim,” dedi.Gece hayatı futbolunun önüne geçti. Gazetelerde aşk, kaçamak, eğlence haberleri eksik olmadı. Şike iddiaları ortaya atıldı. Para karşılığı gol yediğini hep reddetti. Kendi deyimiyle sadece “hatır şikesi” yapmıştı.Altay, Galatasaray ve Düşüş1960’ta Beşiktaş’tan ayrıldı. İzmir’de Altay’a transfer oldu. Yüklü bir para aldı. 10 yıl Altay forması giydi. Ardından Galatasaray, Gençlerbirliği, Manisaspor…Milli formayı 27 kez giydi.Ama hayat hızla tüketiliyordu.NEREDEN NEREYE – SON DURAK: TEKELBir zamanlar Bernabéu’da alkışlanan Varol Ürkmez, yıllar sonra sosyal güvencesi bile olmayan bir eski yıldızdı.Atalarımız boşuna dememişti:
“Hayatta bir baltaya sap olamadın mı?”Tekel Ambalaj Fabrikası Müdürü ve Tekelspor Kulübü Başkanı Rıdvan Metal, cezaevinden yeni çıkan Varol Ürkmez’e sahip çıktı.
O dönemde İstanbul Tekelspor; futbol, güreş, boks, voleybol, hentbol, karate ve cimnastik olmak üzere 7 branşta İstanbul sporuna yön veren güçlü bir kulüptü.Varol Ürkmez, 1979–1983 yılları arasında İstanbul Tekelspor forması giydi.
Zor da olsa sahaya çıktı.
Ve ancak bu sayede SSK’dan emeklilik hakkını kazanabildi.Son YıllarÜç kez cezaevine girdi. Nafaka borçları, kavgalar, icralar…
Kitap yazdı: Bir Kalecinin Yaşam Öyküsü.
Kanserle mücadele etti.
Emekli maaşıyla ve kitabının geliriyle ayakta kalmaya çalıştı.Bugünün Futbolcularına Bir DersVarol Ürkmez’in hikâyesi, şöhretin nasıl kazanıldığını değil, nasıl elde tutulamadığını anlatır.
Yetenek zirveye taşır;
ama orada kalmak için akıl, disiplin ve ölçü gerekir.Bugünün milyonluk futbolcuları, onun kurtarışlarını değil, kaybettiklerini izlemeli.Çünkü gerçek ders,
alkış bittiğinde başlar.Sağlıklı kalın…






