Benim için Bafra sadece bir ilçe değildir.
Bir çocukluğun, bir ekmeğin, bir alın terinin adıdır.
Ve bugün, o topraklara bir vefa borcumu ödemek istiyorum.Tarih 1934…
Cumhuriyet henüz genç…
Yokluk var, imkânsızlık var, ama bir şey var ki dimdik ayakta:
Milletin yüreği.O yıllarda Bafra halkı öyle bir işe imza atıyor ki…
Bugün dönüp baktığımızda sadece hayranlık duymamak mümkün değil.İmece usulü…
Yani herkesin elini taşın altına koyduğu o güzel Anadolu geleneğiyle,
kadınıyla erkeğiyle, zenginiyle fakiriyle para toplanıyor.Ve ne için biliyor musunuz?Gökyüzü için…Toplanan paralarla tam 3 adet tayyare alınarak
Türk Hava Kuvvetleri’ne bağışlanıyor.Bugün kulağa basit gelebilir…
Ama o gün, bu yapılan iş bir servet değil,
bir milletin kalbini ortaya koymasıydı.Uçağın üzerine yazılan o cümle hâlâ kulaklarımda çınlıyor:
“Bafra Halkının Armağanı”Ne büyük bir cümle…
Ne derin bir anlam…Çünkü o armağan sadece bir uçak değildi.
O armağan;Bağımsızlığa olan inançtı,
Geleceğe duyulan umuttu,
Ve “biz de varız” diyen bir Anadolu’nun haykırışıydı.Dostlar…Bugün çok daha zengin olabiliriz,
çok daha güçlü olabiliriz…Ama soruyorum kendime:
O günkü kadar birlik miyiz?
O günkü kadar yürekten miyiz?Ben Bafralıyım…
Ve bununla gurur duyuyorum.Çünkü benim doğduğum topraklarda insanlar,
gerekirse cebindeki son kuruşu verir…
Ama vatan söz konusu olduğunda asla geri durmaz.İşte bu yüzden…Bu satırları yazarken sadece bir gazeteci değil,
o toprağın bir evladı olarak kalemi elime aldım.Belki geç kalmış bir teşekkür…
Belki küçük bir vefa…Ama bilin ki;
Bafra halkı bir zamanlar gökyüzüne kanat taktı.Ve biz o kanatların gölgesinde büyüdük.Sağlıklı kalın...
Bir çocukluğun, bir ekmeğin, bir alın terinin adıdır.
Ve bugün, o topraklara bir vefa borcumu ödemek istiyorum.Tarih 1934…
Cumhuriyet henüz genç…
Yokluk var, imkânsızlık var, ama bir şey var ki dimdik ayakta:
Milletin yüreği.O yıllarda Bafra halkı öyle bir işe imza atıyor ki…
Bugün dönüp baktığımızda sadece hayranlık duymamak mümkün değil.İmece usulü…
Yani herkesin elini taşın altına koyduğu o güzel Anadolu geleneğiyle,
kadınıyla erkeğiyle, zenginiyle fakiriyle para toplanıyor.Ve ne için biliyor musunuz?Gökyüzü için…Toplanan paralarla tam 3 adet tayyare alınarak
Türk Hava Kuvvetleri’ne bağışlanıyor.Bugün kulağa basit gelebilir…
Ama o gün, bu yapılan iş bir servet değil,
bir milletin kalbini ortaya koymasıydı.Uçağın üzerine yazılan o cümle hâlâ kulaklarımda çınlıyor:
“Bafra Halkının Armağanı”Ne büyük bir cümle…
Ne derin bir anlam…Çünkü o armağan sadece bir uçak değildi.
O armağan;Bağımsızlığa olan inançtı,
Geleceğe duyulan umuttu,
Ve “biz de varız” diyen bir Anadolu’nun haykırışıydı.Dostlar…Bugün çok daha zengin olabiliriz,
çok daha güçlü olabiliriz…Ama soruyorum kendime:
O günkü kadar birlik miyiz?
O günkü kadar yürekten miyiz?Ben Bafralıyım…
Ve bununla gurur duyuyorum.Çünkü benim doğduğum topraklarda insanlar,
gerekirse cebindeki son kuruşu verir…
Ama vatan söz konusu olduğunda asla geri durmaz.İşte bu yüzden…Bu satırları yazarken sadece bir gazeteci değil,
o toprağın bir evladı olarak kalemi elime aldım.Belki geç kalmış bir teşekkür…
Belki küçük bir vefa…Ama bilin ki;
Bafra halkı bir zamanlar gökyüzüne kanat taktı.Ve biz o kanatların gölgesinde büyüdük.Sağlıklı kalın...









