Türk Olmak...
Kökü bilmek, geleceği taşımaktır
Türk olmak, sadece bir etnik kimlik ya da vatandaşlık değildir.
Bu, binlerce yıllık bir medeniyet yürüyüşünün, Alp Er Tunga’dan Atatürk’e, Orhun’dan Anıtkabir’e, Kutadgu Bilig’den Nutuk’a uzanan büyük bir tarihsel belleğin parçası olmaktır.
Haksızlığa baş eğmeyen bir mizaçtır
Türk olmak, zalime karşı dik durmak, mazluma el uzatmaktır.
Nerede bir yetim varsa “bizden” saymak;
Nerede bir haksızlık varsa "bizde" çözümünü aramaktır.
Bağımsızlık karakteridir
Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü her şeyi özetler:
“Türk, öğün, çalış, güven.”
Türk olmak, tutsaklığı reddetmektir.
"Bağımsızlık benim karakterimdir" diyebilmek, gerekirse yoktan var etmektir.
Misafirperverliktir, vicdandır, merhamettir
Kapıyı çalana aşını, susayana suyunu esirgememek…
Bayramlarda tanımadığını da sofraya buyur etmek…
Tarlada çalışanla gölgede dinleneni eş tutmaktır.
Dil demektir, kültür demektir
Türk olmak, "özgürlük" kelimesini yüzyıllar önce "hürriyet" diye dillendirmiş bir dili konuşmaktır.
O dili Yunus Emre’nin ağzında şiir, Karacaoğlan’da türkü, Atatürk’te nutuk yapan mirası taşımaktır.
Sadece doğmak değil, yaşamakla ilgilidir
Türk olmak, sadece bir ırka ya da soya bağlılık değildir.
Türk gibi yaşamak, Türk gibi düşünmek, Türk gibi paylaşmaktır.
Bu yüzden Atatürk ne diyor?
“Ne mutlu Türk’üm diyene!”
SON SÖZ:
Türk olmak, bir kimlik değil; bir duruştur, bir ruhtur, bir sorumluluktur.
Bugün bunu yaşamak;
— Adaletli olmak,
— Emek vermek,
— Üretmek,
— Sahip çıkmak,
— Paylaşmak,
— Ve kendine yakışanı yapmaktır…
Sağlıklı kalın…