Kanal İstanbul: Fırsat mı, Felaket mi?
Proje rafa mı kaldırıldı, yoksa buzluğa mı kondu?
Ulusal gazetelerde bir dönem büyük puntolarla atılan manşetler, son aylarda adeta bıçak gibi kesildi.
Ne var o eski “Kanal başlıyor” çığlıkları,
Ne var o “asrın projesi” manşetleri…
Peki ne oldu?
Kanal İstanbul iptal mi edildi?
Hayır.
Kanal İstanbul rafa mı kaldırıldı?
O da hayır.
Resmî açıklamaların satır aralarına baktığımızda karşımıza çıkan tablo şudur:
Proje buzluğa kaldırıldı. Ama çöpe atılmadı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’nın sözleri net:
“Vazgeçmedik. Bugün gündemimizde değil. Doğru finansman bulunduğunda mutlaka yapılacak.”
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı cephesinden gelen mesaj ise daha soğuk:
“Şu an gündemimizde yok.”
Yani bir bakan “yapacağız” diyor,
Diğeri “şimdilik yok” diyor.
Bu ne demek?
Bu, projenin siyasi ve ekonomik maliyetinin bugün için taşınamaz hale geldiği, ama tamamen terk edilmediği anlamına geliyor.
Kazma yok, ama hazırlık var
Kanal kazılmıyor.
Ama kanalın çevresinde neler oluyor?
• Konut projeleri
• Bağlantı yolları
• Köprü altyapıları
• İmar hareketleri
Yani fiilen kanal yok,
Ama kanalın gölgesiyle şekillenen bir şehirleşme var.
Bu da şu soruyu beraberinde getiriyor:
Kanal gerçekten ulaşım ve güvenlik için mi?
Yoksa asıl büyük proje, kanal değil, kanal çevresinde yaratılacak yeni rant haritası mı?
Ekonomi duvara dayanınca, projeler de frene basar
15–20 milyar dolarlık bir projeden söz ediyoruz.
Bugünkü ekonomik tabloda bu para ne demek?
• Deprem gerçeği varken,
• Sosyal harcamalar baskı altındayken,
• Bütçe açıkları büyürken,
Böylesi devasa bir projeyi başlatmak, sadece mühendislik değil, siyasi cesaret ve ekonomik güç meselesidir.
İşte tam da bu yüzden Kanal İstanbul bugün:
• Ne iptal
• Ne resmen rafa kaldırılmış
• Ama fiilen askıda
• Ve kamuoyunun tepkisiyle soğutulmuş durumda
Asıl mesele kanal mı, İstanbul mu?
Bu tartışma artık sadece bir kanal tartışması değildir.
Bu tartışma:
• İstanbul’un su havzaları
• Deprem riski
• Nüfus yükü
• Ekolojik denge
• Kent rantı
meselesidir.
Bugün Kanal İstanbul konuşulmuyorsa, bu bir “unutma” değil, bir bekletme taktiğidir.
Kısacası:
Kanal İstanbul rafa kaldırılmadı.
Ama halkın vicdanı ve ekonominin duvarı, projeyi şimdilik buzluğa itti.
Ve unutmayalım:
Buzluktaki her proje, zamanı gelince tekrar masaya sürülür.
Asıl soru şudur:
O zaman geldiğinde, İstanbul’un kaldıracak gücü kalacak mı?
Sağlıklı kalın…