Hepimiz Sorumluyuz!

Bu mübarek Ramazan ayının ruhuna uygun temiz olmayı bir başlangıç olması dileğiyle...

Toplum kirleniyor diyoruz.
Gençlik kirleniyor diyoruz.
Çevre kirleniyor, eğitim kirleniyor, siyaset kirleniyor, dünya kirleniyor diyoruz…

Peki aynaya bakıyor muyuz?

Kolaydır suçlamak.
“Bu gençlik nereye gidiyor?” demek kolaydır.
“Eskiden böyle miydi?” demek kolaydır.
Ama kim kirletti bu düzeni?

Çöpü yere atan da biziz.
Torpil arayan da biziz.
“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyen de biziz.
Yanlışı görüp susan da biziz.

Sosyal medyada ahlâk dersi veriyoruz,
Ama trafikte en küçük tartışmada birbirimizi yiyoruz.
Çevreyi konuşuyoruz,
Ama piknik sonrası arkamızda çöpleri bırakıyoruz.
Adalet istiyoruz,
Ama işimize gelince kuralları esnetiyoruz.

Teknolojiyi bilinçsiz kullanıyoruz.
Bir tuşla insan harcıyoruz.
Bir cümleyle itibar yok ediyoruz.
Sonra da “Toplum neden bozuldu?” diyoruz.

Eğitim kirleniyor diyoruz.
Peki çocuklarımızın yanında hangi dili kullanıyoruz?
Onlara neyi örnek gösteriyoruz?
Çalışmadan kazanmayı, emeksiz yükselmeyi normalleştiren kim?

Siyaset kirleniyor diyoruz.
Ama sandıkta oy verirken neye bakıyoruz?
Adayın ahlâkına mı?
Yoksa kendi çıkarımıza mı?

Dünya kirleniyor…
Ama dünya dediğimiz yer kim?
Mars değil.
Biziz.

Asıl mesele şu:
Kirlenme dışarıdan gelmiyor.
İçimizden başlıyor.

Bir toplumun temizliği,
Çöp kamyonuyla değil,
Vicdanla başlar.

Önce dilimizi temizleyeceğiz.
Sonra niyetimizi.
Sonra davranışımızı.

Belki o zaman “hepimiz kirleniyoruz” demek yerine
“hepimiz sorumluyuz” demeye başlarız.

Çünkü kirlenmek bulaşıcıdır.
Ama temizlik de bulaşıcıdır.

Seçim bizim.

Sağlıklı kalın...