Ağzı Olan Konuşuyor!
Telefonlar konuşuyor, ekranlar durmadan akıyor. Herkesin elinde son model bir cihaz, herkesin ağzında birkaç kelime… Ama mesele teknoloji değil; mesele dilin ne söylediği. Kelime daraldıkça düşünce küçülüyor, düşünce küçüldükçe 'of oldum' bir kuşağın ortak cümlesi oluyor.
Sokağa çıkın, bir kahvede oturun, pazardan geçin…
Manzara aynı: Herkesin elinde pahalı bir iletişim oyuncağı.
Modeli ezbere sayılıyor, fiyatı biliniyor.
Hedef belli: Apple 17’ye sahip olmak.
Peki sonra?
Ne olacak o telefonla?
Ne üretilecek, ne konuşulacak?
Cevap çoğu zaman yok.
Ama telefon var.
Bugün cebinde on binlerce liralık cihaz taşıyan bir gençlik var.
Kelime hazinesi ise iki elin parmaklarını geçmiyor.
En yaygın cümle:
“Of oldum…”
Of oldun da neye?
Hayata mı, okumaya mı, düşünmeye mi?
Belli değil.
Eskiden gençliğin hayali olurdu.
Bir meslek, bir duruş, bir hedef…
“Doktor olacağım”, “öğretmen olacağım”, “gazeteci olacağım” denirdi.
Şimdi hayal küçüldü, hedef daraldı:
“Şu telefonu alayım yeter.”
Telefon akıllı olabilir.
Ama kullanan düşünmüyorsa,
o akıl kimseye yaramaz.
Bir de dil meselesi var.
Ağzı olan konuşuyor, evet.
Ama konuşulanın içi boş.
Yabancı kelimeler havada uçuşuyor:
Kanki…
Random…
Like at…
Of oldum…
Türkçe yetmediği için değil bu.
Düşünce yetmediği için.
İki kelime öğrenip her konuda ahkâm kesen bir kalabalık oluştu.
Eleştiri var ama bilgi yok.
İtiraz var ama cümle yok.
Ses var, gürültü var,
sorumluluk yok.
Herkes her şeyin uzmanı,
ama kimse bir şeyin emekçisi değil.
İşin kolay tarafı gençliği suçlamak.
Zor olan aynaya bakmak.
Okumayı sevdirmeyen,
düşünmeyi öğretmeyen,
emeği değil gösterişi parlatan bir düzenin sonunda
gençliğin hayalinin bir telefon olması
şaşırtıcı mı?
Eskiden pazar sohbetlerinde
“Bu çocuk adam olur” denirdi.
Şimdi pazar sohbetlerinde tek soru var:
“Bu model kaç para?”
Telefonlar eskir.
Modeller değişir.
Ama kelime kalır.
Fikir kalır.
İz kalır.
Gençliğe bırakılacak en pahalı miras
bir telefon değil;
bir cümle kurabilme yeteneğidir.
Telefon konuşuyor olabilir…
Ama asıl soru şudur:
Senin dilin ne söylüyor?
Unutmayalım:
Kelimelerini kaybeden bir toplum,
bir süre sonra düşünmeyi de kaybeder.
Sağlıklı kalın…