İnsan yaşını aynaya bakarak değil,
hayata bakarak anlar.
Takvim 76 diyor olabilir…
Ama içimde hâlâ “yazacak bir şey var” diyen bir ses varsa,
demek ki yaş değil, hayat çalışıyor.76 yıl…
Bir ömür demek kolay.
Ama o ömür;
kazalarla, ameliyatlarla, manşetlerle, davalarla,
dostluklarla, kırgınlıklarla,
yenilgilerle, direnişlerle doluysa,
işte o zaman sayı olmaktan çıkar,
hikâye olur.Benim hikâyemde süslü cümleler yok.
Gerçek var.
Kimi zaman sert,
kimi zaman acı,
kimi zaman da insanı gülümseten gerçek…76’ya bakınca şunu görüyorum:
Kaybettiklerim var.
Ama vazgeçtiklerim yok.Yorulduğum günler oldu.
Ama “kalemi bırakıyorum” dediğim bir gün olmadı.
Çünkü ben yazıyı meslek olarak değil,
hayata tutunma biçimi olarak gördüm.Bugün geriye dönüp baktığımda,
şunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum:
Yanlışlarım oldu,
doğrularım da.
Ama hiçbir zaman
eğilip bükülmedim.76 bana ne getirdi diye sorarsanız…
Sabır getirdi.
Süzgeç getirdi.
İnsanı insandan ayırmayı öğretti.
Dostu kalabalıktan seçmeyi öğretti.Ve en önemlisi şunu öğretti:
Hayat kısa değil.
Hayat hızlı.
200 km ile giden bir araba gibi…
Bakıyorsun, manzara var,
ama tutamıyorsun.O yüzden bugün şunu rahatlıkla söylüyorum:
76 bana yük olmadı.
76 bana yakıştı.Çünkü bu yaşta hâlâ
yazabiliyorsam,
üzülüp sevinebiliyorsam,
dostluğa hâlâ inanıyorsam,
demek ki direksiyonda hâlâ ben varım.Ve direksiyonda olduğum sürece…
Bu yol bitmez.Sağlıklı kalın...
hayata bakarak anlar.
Takvim 76 diyor olabilir…
Ama içimde hâlâ “yazacak bir şey var” diyen bir ses varsa,
demek ki yaş değil, hayat çalışıyor.76 yıl…
Bir ömür demek kolay.
Ama o ömür;
kazalarla, ameliyatlarla, manşetlerle, davalarla,
dostluklarla, kırgınlıklarla,
yenilgilerle, direnişlerle doluysa,
işte o zaman sayı olmaktan çıkar,
hikâye olur.Benim hikâyemde süslü cümleler yok.
Gerçek var.
Kimi zaman sert,
kimi zaman acı,
kimi zaman da insanı gülümseten gerçek…76’ya bakınca şunu görüyorum:
Kaybettiklerim var.
Ama vazgeçtiklerim yok.Yorulduğum günler oldu.
Ama “kalemi bırakıyorum” dediğim bir gün olmadı.
Çünkü ben yazıyı meslek olarak değil,
hayata tutunma biçimi olarak gördüm.Bugün geriye dönüp baktığımda,
şunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum:
Yanlışlarım oldu,
doğrularım da.
Ama hiçbir zaman
eğilip bükülmedim.76 bana ne getirdi diye sorarsanız…
Sabır getirdi.
Süzgeç getirdi.
İnsanı insandan ayırmayı öğretti.
Dostu kalabalıktan seçmeyi öğretti.Ve en önemlisi şunu öğretti:
Hayat kısa değil.
Hayat hızlı.
200 km ile giden bir araba gibi…
Bakıyorsun, manzara var,
ama tutamıyorsun.O yüzden bugün şunu rahatlıkla söylüyorum:
76 bana yük olmadı.
76 bana yakıştı.Çünkü bu yaşta hâlâ
yazabiliyorsam,
üzülüp sevinebiliyorsam,
dostluğa hâlâ inanıyorsam,
demek ki direksiyonda hâlâ ben varım.Ve direksiyonda olduğum sürece…
Bu yol bitmez.Sağlıklı kalın...







